Tarçınla gelen sağlık...


Ramazan yaklaşırken beslenme ile ilgili programlar her yerde karşımıza çıkmaya başladı. Bu bilgi denizine ben de tarçınla katkıda bulunmak istedim.

Tarçın Sri Lanka’da yaprak dökmeyen bir ağaç olan tarçın ağacının gövde kabuklarının toz haline getirilmesi ile elde edilen bir baharattır. Zaman zaman toz edilmeden kabuk halinde de kullanılabilmektedir. Tüm kültürlerde çok farklı yararları olduğuna inanılan, günümüzde de üzerinde pek çok araştırma yapılan tarçın ülkemizde de sevilen ve yaygın olarak kullanılan bir bitkidir.

Tarçın sindirim sistemi üzerine etkileri açısından da yüzlerce yıldır tanınan bir bitkidir. Hazımsızlık şikayetlerini, mide spazmlarını giderdiği ve mideyi rahatlattığı herkes tarafından bilinmektedir. Yemeklerden sonra içilecek  küçük bir çay kaşığı toz tarçın ile hazırlanmış sıcak bir çay ya da süt daha sağlıklı bir sindirim yapılmasına yardımcı olacaktır. Benzer şekilde kabuk tarçınla hazırlanan çaylar, yemekler, ya da hafif diğer içecekler de bu şekilde sindirime yardımcı olacaktır.


Bunun yanında tarçının şeker metabolizması üzerine de etkili olduğu, doğal insülin salımını artırdığı, mide boşalma hızını yavaşlattığı, bu sebeple özellikle yemek sonrası kan şeker düzeylerini azalttığı araştırmalar ile gösterilmiştir. Bu durum kişide tokluk hissinin artmasına yol açacak ve daha geç acıkmasına sebep olacaktır. Bu şekilde kan şeker seviyelerinin düzenlenmesi beslenmeye bağlı kardiyovasküler risklerin oluşmasını da azaltacaktır.

Bilindiği gibi yemek sonrası yaşanan kanda şeker yükselmesi ardından ortaya çıkan hızlı bir şeker düşüklüğü durumu, yüksek karbonhidratlı bir yemekten kısa bir süre sonra neden hemen açlık hissinin ortaya çıktığını açıklamaktadır. Bu sebeple bir taraftan öğünlerde normal diyetin aşırısına kaçılmaması, ekmek, pide, börek, pilav, tatlılar vs gibi yüksek karbonhidratlı gıdalardan kaçınılması gerekirken, diğer taraftan da beslenmenin tarçın ile zenginleştirilmesi daha sağlıklı ve rahat bir Ramazan geçirilmesi için bu Ramazanda dikkat etmemiz gereken noktalardan biri olmalıdır.

Diğer taraftan tarçının piyasada satılan farklı türleri olabilmekle birlikte doğru ve gerçek tarçın olarak bilinen tür “Seylan tarçını”dır. Seylan tarçını diğer Çin ya da Vietnam tarçınlarından hem daha lezzetli, aromatik, hem daha sağlıklı, hem de istenmeyen etkileri daha düşüktür. Bu sebeple tarçın alırken ürünün üzerindeki etiketi incelemenizi mutlaka öneririm. Toz tarçını gözle ayırt etmek mümkün değilken, kabuk tarçını hem koku ve lezzetinden hem de aşağıdaki gibi daha ince ve kırılgan yapısından ayırt etmek mümkündür. 


Seylan Tarçını               Çin tarçını


Son olarak bir de her zaman olduğu gibi uyarılarımız var. Kan sulandırıcı ilaç kullananların, mide ülseri hastalarının, hamilelerin, alerjik kişilerin yüksek miktarda ve her gün tarçın tüketmesinin istenmeyen etkilere sebep olabileceğinden bu tip kullanımdan kaçınmaları gerektiği unutulmamalıdır.

Mutlu, sağlıklı günler ve Hayırlı Ramazanlar dileğiyle.. 

İlave öneriler: 


Tarçın kabuklarını suda 15-20 dakika kaynatarak daha güzel ve lezzetli bir çay hazırlayabilirsiniz. Bu sıcak çayı kullanarak nane, ıhlamur, kekik ya da papatya çayı demleyebilirsiniz.
Hazırladığınız bu tarçın çayını soğutarak buzlu ve limonlu şekilde de içebilir sıcak yaz günlerinde ferahlayabilirsiniz.





Toz tarçını ya da kabuk tarçını sütlü tatlılara ilave edebilirsiniz.. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mis gibi kokan tıbbi bitkisel çaylar

Uçucu yağ kullanımında nelere dikkat edilmeli ? Aromaterapi ne kadar güvenli ?

Vincent Van Gogh'un Yüksükotu ve Pelinotu ile imtihanı..

Zerdeçal – Curcuma longa - Turmeric – Haridra…

Çocuklarda papatya ile gelen sağlık..

Zerdeçaldan kurkumine yolculuk - 2: Zerdeçalı karabiber ve zeytinyağı ile tüketmek en doğrusu..

"Başın mı ağrıyor ? Bir parça söğüt kabuğu alsana!" - Aspirin'in hikayesi

Shakespeare'in bitkileri...

Antioksidan gerçeği..

Hem sağlıklı hem lezzetli bir Kış Çayına ne dersiniz ?