Vincent Van Gogh'un Yüksükotu ve Pelinotu ile imtihanı..

Vincent Van Gogh'un Yüksükotu ve Pelinotu ile imtihanı.. 

Çok alakasız gibi gözükse de yazımı okuyunca Van Gogh'un hayatını ne kadar etkilediklerini göreceksiniz.. 


Vincent Van Gogh 1853-1890 yılları arasında yaşamış, ömrünün son on yılı boyunca yaklaşık 900 suluboya/yağlıboya resmi ve 1100 karakalem çalışma üretmiş, en meşhur eserlerini ise ömrünün son iki yılında yapmış dünyanın en tanınan bilinen ressamlarından biridir.
Van Gogh’un çalkantılı ve zor hayatı, tablolarındaki farklılıklar, dalgalanmalar Van Gogh hakkında çok farklı hikayelerin anlatılmasına sebep olmuştur.

Van Gogh’un fiziksel ve mental çok fazla rahatsızlıkları olduğu bilinmektedir. Van Gogh’a konulan manik depresif, bipolar kişilik bozuklukları ve epilepsi teşhislerinin tedavisinde doktoru tarafından Digitalis verildiği söylenir. Bunun sonucunda da Van Gogh’un Digitalistoksisitesine maruz kaldığı düşünülmektedir. Bu toksisitenin neden olduğu sarı görme (Xanthopsia) sonucu tablolarındaki o sarı tonlamaların ve sarı harelerin oluştuğu söylenir. Bu özellik özellikle “The Starry Night” ve “The Night Cafe” tablolarında belirgindir.
The Starry Night
The Night Cafe

Bu toksisiteyi destekleyecek şekilde Van Gogh’un kendi portresini yaptığı bir tablosunda elinde yüksükotu gözükmektedir.

 
Van Gogh ve Yüksükotu

Diğer taraftan hikayenin başına gidersek bazı kaynaklarda Van Gogh’un manik depresif ve bipolar kişilik bozukluğu ya da epilepsi problemlerinin çok fazla tükettiği bir likör türü olan “Absinth” den kaynakladığı dile getirilmektedir. Yeşil rengi ve sebep olduğu halüsinasyonlar dolayısıyla yeşil peri (Green Feiry) de denen Absinth (La Fee Verte) 19. yy’ın sonları ve 20. yy başları arasında oldukça popüler olan anason tadında Artemisia absithium (Pelin otu) ekstresi içeren alkol oranı oldukça yüksek bir likördür. Özellikle bu bitkinin içerdiği “tuyon” dan kaynaklanan nörotoksisite sonucu Van Gogh’un bu mental problemlerinin ortaya çıktığı iddia edilmektedir. 
Tuyon 




Bu içki daha sonra sebep olduğu olduğu deliryum, halusinasyonlar ve nörotoksisite sebebiyle yasaklanmış, yıllar sonra içindeki tuyon ve alkol oranı kontrol altına alındıktan sonra sınırlı olarak satışına izin verilmiştir. 


Ve doktorların bu problemleri tedavi etmek amacıyla Van Gogh'a Digitalis önerdiği düşünülmektedir. 

Von Gogh'un birbirinden değerli ve farklı tabloları, 38 yıllık zorluklarla ve fakirlik içinde geçen hayatı, kardeşi Teo'ya yazdığı mektuplar ve daha bir çok şey onu gerçekten gizemli yapıyor. 

Yukarı yazmış olduğum Van Gogh'un absinth bağımlılığı ve digoksin toksisitesi ile ilgili karşıt görüşler de olmakla birlikte ben bu görüşü seviyorum. 

Bu bitkilerin etkisiyle o büyülü tabloların ortaya çıktığını düşünüyorum.. 

Yazımı Van Gogh'un "Still Life with Absinthe" isimli tablosuyla bitiriyorum.. 


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uçucu yağ kullanımında nelere dikkat edilmeli ? Aromaterapi ne kadar güvenli ?

Mis gibi kokan tıbbi bitkisel çaylar

Zerdeçaldan kurkumine yolculuk - 2: Zerdeçalı karabiber ve zeytinyağı ile tüketmek en doğrusu..

Zerdeçal – Curcuma longa - Turmeric – Haridra…

Çocuklarda papatya ile gelen sağlık..

"Başın mı ağrıyor ? Bir parça söğüt kabuğu alsana!" - Aspirin'in hikayesi

Shakespeare'in bitkileri...

Omega 3 ve Omega 6 Yağ Asitlerinin Önemi

Lavanta ve migren..