Omega Yağ Asitlerini Biliyor muyuz ?


En basit olarak yağlar, tuğladan yapılmış bir duvara, her bir tuğla da yağ asitlerine benzetilebilir. Dolayısıyla yağ asitlerinin birleşmesi ile de tıpkı duvarlarda olduğu gibi yağlar meydana gelir. Tüm yağ asitleri birbirine bağlanmış toplamı çift sayıda olan karbon atomu içerirler. Bu karbonların arasında sadece tekli bağ olması durumunda doymuş yağlar meydana gelir ki en güzel örneği tereyağıdır. Tereyağından farklı olarak çift bağ içeren yağlar ise doymamış yağlardır ki Omega 3, 6 ve 9 yağ asitleri bu doymamış yağları oluşturur.   Omega yağ asitlerinin önemi ilk defa Gröndland Eskimoları üzerine yapılan çalışmalarda fark edilmiştir. Geleneksel gıdalar yüksek oranda yağ içermesine rağmen Eskimoların kalp ve romatizmal hastalıklar, astım ve endüstriyel ülkelerde sık görülen pek çok hastalığa karşı dirençli oldukları gözlenmiştir. Bunun nedeninin doymamış yağlar içeren balık etleri ve deniz memelilerinin yağlarını yaygın olarak tüketmeleri olduğu ileri sürülmüştür. Bu sebeple günümüzde omega yağ asitleri birçok çalışmaya konu olmuştur. 
Çoklu doymamış yağ asitlerinin bilişsel öğrenme ve hafıza fonksiyonlarının bağdaştırılmasında büyük önem taşıdıkları, nöronal membranın yapısını ve fonksiyonunu koruyup, istikrarlı çalışmasını sağladıkları, alzheimer, epilepsi, MS (multiply sclerosis) gibi merkezi sinir sistemi bozukluklarında önemli rol oynadıkları gösterilmiştir. Pek çok epidemiyolojik çalışma ve klinik deneylerde, doymamış yağ asitlerinin alımının kardiyovasküler bozukluklar, meme, prostat, kolorektal gibi kanserler, astım, romatoit artrit, osteoporız gibi farklı hastalıklar üzerindeki yararlı etkileri ortaya konmuştur.
Bugün daha fazla yazamayacağım. Ama bir sonraki yazımda obezitenin, kronik hastalıkların büyük problem olduğu, farklı sağlıklı beslenme trendlerinin her geçen gün öne sürüldüğü gelişen dünyamızda Omega yağ asitlerinin öneminden, Omega 3, 6, 9 yağ asitlerinin fonksiyonundan, bu yağ asitlerinin vücuda hangi oranlarda alınması gerektiğinden, hangi besinlerin bu anlamda daha önemli olduğundan bahsetmek istiyorum. 
Bu konuda o kadar güzel yazılar yazılıyor, o kadar güzel çalışmalar yapılıyor ki ben sadece sizler için değil kendim için de kısa bir özet yapacağım. 


(1) Konukoğlu D. Türk Aile Hekimleri Dergisi 2008; 12(3): 121-129. (2) Kris-Etherton PM ve ark., 2002. American Heart Association, Nutrition Committee, 106:2747–57. (3) Simopoulos AP ve ark, 2000. Prostaglandins Leukot Essent Fatty Acids63: 11, 9-21. (4) Brick_wall_with_ivy_panorama_by_happeningstock-d48664u


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uçucu yağ kullanımında nelere dikkat edilmeli ? Aromaterapi ne kadar güvenli ?

Vincent Van Gogh'un Yüksükotu ve Pelinotu ile imtihanı..

Mis gibi kokan tıbbi bitkisel çaylar

Zerdeçaldan kurkumine yolculuk - 2: Zerdeçalı karabiber ve zeytinyağı ile tüketmek en doğrusu..

Zerdeçal – Curcuma longa - Turmeric – Haridra…

Çocuklarda papatya ile gelen sağlık..

"Başın mı ağrıyor ? Bir parça söğüt kabuğu alsana!" - Aspirin'in hikayesi

Shakespeare'in bitkileri...

Omega 3 ve Omega 6 Yağ Asitlerinin Önemi

Antioksidan gerçeği..