NAR ve getirdikleri..

Nar - Punica granatum L. 

Sonbaharın geldiği, kış soğuklarının yavaş yavaş hissedilmeye başladığı bu günlerde en güzel kış meyvelerinde biri olan "nar”dan bahsetmek istiyorum. Nar yüzlerce yıldır bilinen hem tıbbi özellikleri, hem lezzetli bir meyve oluşu, hem de meyveleri, kabukları, çiçekleri  olmak üzere her kısmının halk arasında kullanılması açısından oldukça değerli bir bitkidir. Yüzlerce yıldır Anadolu’da bereket sembolü olarak bilinir ve pek çok Anadolu geleneğinin konusu olmuştur.  Bunlardan en bilineni evin içinde nar patlatılarak, parçalanan tanelerinin etrafa dağılmasıyla, eve bereket getireceği inanılmasıdır.

Nar üzerine yapılan çalışmalar özellikle meyveleri ve nar suyu üzerinde yoğunlaşmaktadır. Nar suyunun en önemli özelliği antioksidan özelliğidir ki pek çok faydalı etkisinin bu özelliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Özellikle nar suyunun ve nar meyve ekstresinin prostat kanserli hastalarda yapılan klinik çalışmalarda oldukça etkili olduğu bulunmuş. Bunun yanında yine nar suyu ve nar meyve ekstresinin diğer kanserler üzerindeki etkisi deney hayvanlarında ya da kanser hücreleri üzerinde yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.  

Nar suyunun ve konsantre nar suyunun aterosklerozda etkili olduğu, hiperlipidemide özellikle diyabeti hastalarda kolesterol düşürücü etkisi olduğu, total kolesterol ve LDL kolesterol seviyelerini düşürdüğü, yüksek tansiyonlu hastalarda kan basıncını düşürdüğü ve diğer bazı kalp-damar hastalıklarında etkili olduğu klinik çalışmalarla gösterilmiş.

Narın bir diğer önemli kullanılışı ağız ve diş sağlığıdır. Nar suyunun ve nar meyvesinin diş etlerinin bakteriyel ve fungal enfeksiyonlarında, Candida kaynaklı stomatitlerde etkili olduğu gösterilmiştir. Hidroalkolik nar meyve ekstresinin dental plak oluşumunu azalttığı, nar kabuklarından hazırlanan ürünlerin diş eti hastalıklılarında etkili olduğu bulunmuştur.
Bunların yanında nar meyve ekstrelerinin ciltte güneşin etkisiyle oluşan UV hasarını önlediği ve nar suyunun da Alzheimer hastalığında koruyucu olduğu gösterilmiştir.

Bu kadar önemli etkileri olan narı, sanatta, edebiyatta, şiirlerde, şarkılarda, resimde, takılarda  da dikkat edersek çok sık görebiliriz. 





Aşağıdaki tabloda nardın değişik kısımlarındaki bileşenleri kısaca özetlemeye çalıştım.

Nar Suyu
Antosiyaninler; glukoz, askorbik asit; elajik asit, gallik asit, kafeik asit; kateşin, epigallkateşin gallat; kersetin, rutin, özellikle demir olmak üzere çok sayıda mineral ve amino asit
Nar Çekirdeği Yağı
Punisik asit; elajik asit; steroller
Nar kabuğu
Gallik asit, kateşin, epigallkateşin gallat, kersetin, rutin ve diğer flavonoller, flavon ve flavononlar, antosiyanidiner
Nar yaprakları
Tanenler (punicalin ve punicafolin), luteolin ve apigenin olmak üzere flavon glikozitleri
Nar çiçekleri
Gallik asit, Ursolik asit; triterpenler
Nar kök ve ağaç kabukları
Elajitanenler, piperidin alkaloitleri vb

Narlı günler dileğiyle.. 

Kaynak: Jurenka, J., Therapeutic Applications of Pomegranate (Punica granatum L.): A Review,  Alternative Medicine Review,13(2) 128-144 (2008).

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uçucu yağ kullanımında nelere dikkat edilmeli ? Aromaterapi ne kadar güvenli ?

Mis gibi kokan tıbbi bitkisel çaylar

Vincent Van Gogh'un Yüksükotu ve Pelinotu ile imtihanı..

Çocuklarda papatya ile gelen sağlık..

Zerdeçaldan kurkumine yolculuk - 2: Zerdeçalı karabiber ve zeytinyağı ile tüketmek en doğrusu..

Zerdeçal – Curcuma longa - Turmeric – Haridra…

"Başın mı ağrıyor ? Bir parça söğüt kabuğu alsana!" - Aspirin'in hikayesi

Shakespeare'in bitkileri...

Antioksidan gerçeği..

Omega 3 ve Omega 6 Yağ Asitlerinin Önemi